Lütfen Bekleyin..

Yumuşak Doku Tümör Çeşitleri

Yumuşak Doku Tümörleri Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Yumuşak doku tümörleri ya da yumuşak doku sarkomları olarak da bilinen hastalık kas dokusunda, yağ dokusunda, bağ dokusunda (bağlarda ve eklemlerde) veya sinir dokusunda, lenf ve kan damarlarında görülen çok çeşitli kötü huylu (kanserleşme özelliği gösteren) çok sayıda hastalığı içinde barındırır. Çocuklarda ve gençlerde en sık görülen yumuşak doku sarkomu (rabdomiyosarkomu dur). Yumuşak doku sarkomlarının (kanserinin) çoğu, tedavi edilmez ise birkaç hafta ya da birkaç ay içinde ölüme sebep olacak kadar hızlı büyürler.

Yumuşak Doku Tümörlerinin Tipleri

Rabdomiyosarkom (RMS) sarkomunun görülme oranı %5 civarındadır.
Ewing sarkomlarının kemik dışı tümörleri (EES) periferik primitif nöroektodermal tümör (pPNET) tümörlerinin görülme oranı %10 civarındadır.
Sinoviyal sarkom (SS) sarkomunun görülme oranı %8 civarındadır.
Kötü huylu periferik sinir kılıfı tümörü (MPNST) görülme oranı %4 civarındadır.
Fibrosarkom (FBM) görülme oranı %2 civarındadır.
Leimyosarkom (LMS) görülme oranı %2 civarındadır.
Ayrımı yapılamayan sarkom görülme oranı (UDS) %2 civarındadır.
Bunların dışında çok daha nadir görülen, yumuşak doku sarkomları da vardır. En sık görülen rabdomiyosarkomlar mikroskopik (histolojik) olarak farklılıklarına ve büyüme hızlarındaki değişikliklere göre (klasik embriyonel rabdomiyosarkom ve alveoler rabdomiyosarkom) olmak üzere iki alt gruba ayrılır.

Yumuşak Doku Tümörleri Vücudun Hangi Bölgelerinde Görülür?

Vücudun her bölgesinde yumuşak doku varlığı olduğundan, yumuşak doku sarkomları ve yumuşak doku tümörleri vücudun her bölgesinde görülebilir. Yumuşak doku tümörleri kas kılıfından, bağ dokusundan ve kan damarlarından vücudun her yerine yayılma özelliği gösterirler. Böylece bazı kanser hücreleri tümörden ayrılarak kan damarları veya lenf yolları ile vücudun diğer kısımlarına kolaylıkla ulaşabilirler.
Kanser hücreleri ulaştıkları yere yerleşerek burada tekrar çoğalırlar ve kardeş tümörler (metastaz yapmış tümörler) oluştururlar. Yumuşak doku kanserlerinde metastazlar özellikle akciğerde, komşu lenf düğümlerinde ve iskelet sisteminde görülür ve bu durumdan başka organlarda etkilenebilir. Yuşak doku tümörlerinin yerleşim yeri ve büyüme hızları genellikle tümörün tipine göre değişir.
Rabdomiyosarkomlar, kural olarak yaklaşık her organa ulaşabildikleri halde, en sık baş ve boyun bölgesinde, idrar yolları ve cinsiyet organlarında ve uzuvlarda görülürler.
Kemik dışı Ewing sarkomları ve periferik pirimitif nöroektodermal tümörler çoğunlukla uzuvlarda ve gövdede meydana gelirler.
Sinoviyal sarkomlar özellikle eklemlerin yakınında ve baş-boyun kısmında kendini gösterirler. Her iki tümör tipi de hızlı bir şekilde metastaz oluşturmaya eğilimlidir.

Yumuşak Doku Tümörleri Belirtileri

Yumuşak doku tümörlerinin veya yumuşak doku sarkomlarının belirtileri (semptomlar) tümörün yerleştiği yere ve yayılım derecesine göre değişiklik gösterir.
Kanser hücreleri ulaştıkları yere yerleşerek burada tekrar çoğalırlar ve kardeş tümörler (metastaz yapmış tümörler) oluştururlar. Yumuşak doku kanserlerinde metastazlar özellikle akciğerde, komşu lenf düğümlerinde ve iskelet sisteminde görülür ve bu durumdan başka organlarda etkilenebilir. Yuşak doku tümörlerinin yerleşim yeri ve büyüme hızları genellikle tümörün tipine göre değişir.

Sık görülen bazı kanser belirtileri:
Yüzeye yakın gelişen yumuşak doku sarkomları veya tümörleri, genellikle ani ortaya çıkan, hızlı büyüyen şişliklere ve ağrılara neden olurlar. Yüzeye yakın ağrılar ve şişlikler genellikle spor yaralanmaları ile karışır. Ayrıca yumuşak doku sarkomundan etkilenen bölgenin hareketleri de kısıtlanır.
Göz küresinde bir yumuşak doku sarkomu geliştiğinde özellikle göz bebeği ağrısız bir şekilde öne doğru fırlar (bu durum Exophthalmus olarak adlandırılır) ve göz kapağında şişme, lokal basınç nedeni ile ağrı gibi belirtiler görülür. Görme kaybı da gelişebilir.
Sık görülen bazı kanser belirtileri:
Burun kısmında yumuşak doku sarkomları veya tümörü oluşur ise tanı sırasında önceden beri var olan burun tıkanıklığı ve nezle problemleri görülür.
Yumuşak doku sarkomlarından veya tümörlerinde kafatası çukuru etkilenmiş ise beyin sinirleri çalışmayabilir ve bu tür bir durum yüz felcine ve çift görmeye yol açabilir.
Yumuşak doku tümörleri veya sarkomları idrar yollarında ya da üreme organlarında meydana geldiğinde ancak çok büyüdüklerinde belirti verirler. Belirtiler genel rahatsızlık hissi, idrar yapmada ve boşaltmada sıkıntı veya tıkanma, vajinal kanama, kanlı idrar ve ağrı gibi şikayetler ortaya çıkar.
Vücudun diğer bölgelerinde meydana gelen yumuşak doku sarkomları veya tümörleri, örneğin çocuk ise çocuk doktoru tarafından yapılan rutin muayene sırasında ya da ultrasonografik görüntüleme sonucu teşhis edilebilir. Muayenede ele gelen kitleler dikkat çekicidir. Vücudun diğer kısımlarında meydana gelen yumuşak doku tümörleri genellikle ağrıya sebep olmadığı için tesadüfen teşhis edilirler.

Yumuşak Doku Tümörleri Teşhisi

Yumuşak doku tümörleri veya kanseri teşhisi için tümörün kesin varlığının araştırılması için kapsamlı incelemelerin yanı sıra farklı dallardan uzmanların işbirliği içinde çalışması gereklidir.
Bir yumuşak doku sarkomunu veya yumuşak doku tümörünü teşhis etme amaçlı öncelikle manyetik rezonans tomografisi (MRT) gibi bir görüntüleme yöntemi kullanılır. Tümörün varlığı ya da yokluğu bu görüntüleme tekniği ile tespit edilir. Yumuşak doku tümörünün büyüklüğü, (organlar, kan damarları ve sinir sistemi gibi) komşu yapılara sınırları ya da iskelet sisteminde oluşan değişiklikler de manyetik rezonans tomografisi ile görüntülenir.
Yumuşak doku tümörü taşhisini doğrulamak için cerrahi olrak çıkarılan tümörlü bir dokunun biyopsi yapılması ve hastanın genetik testlerinin yapılması gerekir. Alınan örnekler ayrıca çocuk onkoloji bölümünde de incelenmelidir. Moleküler inceleme örneğin mutlaka yeni dondurulmuş tümör dokusu olması gereklidir.
Yumuşak doku tümörlerinde metastaz (sıçrama) olasılığının tespit edilmesi için akciğer muayenesi ve akciğer tomografisi, kafatasının incelenmesi için manyetik rezonans görüntüleme yöntemi, kemiklere yayılımın incelenmesi için kemik sintigrafisi ve kemik iliği ponksiyonu yapılması, hastalık türüne ve tedavi seceneklerine göre ultrasongrafik görüntüleme yöntemi, pozitron emisyon tomografisi, kan testleri gibi birçok teşhis yöntemi yumuşak doku kanserleri teşhisinde kullanılan yöntemlerdir.

Yumuşak Doku Tümörleri Tedavisi

Yumuşak doku sarkomlu ya da yumuşak doku tümörlü hastalarda ve çocuklarda uygulanacak tedavi yöntemi ameliyat, ışın tedavisi, kemoterapi tedavisi gibi tedavi yöntemlerinin bir kombinasyonu şeklinde uygulanır. Hangi hastada hangi tedavinin en uygun olduğu tümörün konumuna ve hastanın yaşına, tümörün kemoterapi tedavisine gösterdiği yanıta göre değişebilir. Yumuşak doku kanserinde tedavinin amacı hastanın uzun dönem iyileşmesini sağlamak ve bu tedaviyi uygularken meydana gelebilecek yan etkilerin ve geç yan etkilerin riskini en aza indirmeye çalışmaktır.
Kemoterapi tedavisinde mümkün olduğunca tüm kanserli hücreleri (bilgisayarlı tomografi yönteminde görülmeyenleri de) yok etme amacı ile hücrelerin büyümesini ve bu sayede tümör büyümesini önleyen, yumuşak doku sarkomları veya yumuşak doku tümörleri ile mücadele etmede etkili olan ”Sistostatikler” ilaç kombinasyonları uygulanır.
Yumuşak doku tümörü taşhisini doğrulamak için cerrahi olrak çıkarılan tümörlü bir dokunun biyopsi yapılması ve hastanın genetik testlerinin yapılması gerekir. Alınan örnekler ayrıca çocuk onkoloji bölümünde de incelenmelidir. Moleküler inceleme örneğin mutlaka yeni dondurulmuş tümör dokusu olması gereklidir.
Yumuşak doku kanserinde cerrahi ve radyoterapi tedavisi (ışın tedavisi) bölgesel uygulanan tedavi yöntemleri içinde yer alır. Tümörü tamamen çıkarma işlemi olan cerrahi tedavi tümör kemoterapi tedavisi ile küçültüldükten sonra uygulanır.