Lütfen Bekleyin..

Önemli Bilgiler


Kemik Tümörleri

Kemik tümörleri, uzun yıllardır en zorlu cerrahi ameliyatların yapılmasına neden oluyor. Yaklaşık 10 yıl önce kemik tümörlü hastalarda, tümörün çıktığı uzuvlar kesiliyor, 5-10 yıl hayatta kalma süresi ise yüzde 10'u geçmiyordu..
Eskiden sadece röntgen ile tümörlerin incelenebildiğini, günümüzde ise bilgisayarlı tomografi, MR ve PET kullanılarak tümörün vücuttaki haritalaması yapılabiliyor.
İlaç ve ışın tedavileri ile kan dolaşımına karışan hücreler yok edilebiliyor, ışın tedavisi ile büyük tümörler küçültülüp ameliyat edilebilir hale getiriliyor. Ameliyattan sonra oluşan boşlukları yeniden doldurmak için teknolojik birçok imkan bulunuyor.

Damar Kayıpları Tedavi Edilebiliyor!

Yumuşak dokularda, cilt ve adalelerdeki büyük boşlukları doldurmak için, sırttaki adaleyi cildiyle alıp mikroskop altında bu dokunun besleyici damarının tümörün çıktığı bölgedeki damara dikilmesi gerek, büyük atardamar ve toplardamar kayıplarının da tamir edilmesinin mümkün.

Çocuklarda büyümekte olan organizma ile karşı karşıyayız. Büyüme kıkırdağını feda ediyorsak, hasta kanserden kurtulduktan ve iyileştikten sonra kısalık gibi problemler ortaya çıkabiliyor. Eklemleri feda ettikten sonra protezler kullanarak eklemin yeniden hareket edebildiği tamirler yapıyoruz. Yinede çocukların uzuv boyutları küçük olduğu için bunları yerleştirmek zor oluyor. Bu nedenle protezin çocuğa özgü olması gerekiyor. Ya da şimdilik az sayıda hastada kullandığımız uzaktan kumandalı, uzayabilen protezler yerleştirmemiz lazım. Ancak en ideal çözüm, eklem kıkırdağı ve büyüme kıkırdağı korunabilir ise, aradaki kemik boşluğu biyolojik yani canlı kemik dokusu ile doldurmak.

Ağrı ve Şişlik Önemli Belirtiler Arasında!

Kemik tümörü olan kişiler, en çok ağrı ve şişlik şikayetiyle başvuruyor. Bu hastalık gurubu oldukça nadir görüldüğü için hastayı ilk gören hekimlerin aklına gelmesi oldukça zor. Hastalar doğru tanı konulmadan başka ön tanılar ile izleniyorlar ve ciddi zaman kayıpları olabiliyor. Bu nedenle doğru tanıya ulaşmak için en önemli noktanın tecrübe ve şüphelenmek olduğu söylenebilir.

Örneğin çok ayakta durup çalışan ve ayak tabanında ağrı ve ayakta şişmeden şikayet eden bir hastada, öncelikle ayak tabanında kötü huylu bir tümör olduğu düşünülmez, ya da sık sık spor yapan genç bir insanda diz ağrısı öncelikle spor sırasında zorlanmaya bağlanarak altta yatan tümöral bir sebep uzun süre gözden kaçırılabilir.

Dinlenirken de ağrı var mı, ilaçlara cevap veriyor mu, büyüyen bir kitle yada artan şişlik var mı gibi sorular sorularak doğru tanıya ulaşılabilir. Bu tıpkı deniz yıldızının hikayesine benzer. Bir insanda bile teşhis koyup, zamanında uygun şekilde tedavi ederseniz en azından o insanın hayatını kurtarmış olursunuz.
Kemik tümörlerinin tanısı için düz röntgen çekimi ile birçok ipucu elde edilebilir. tomografi ve MR'ın ayrıntılı görüntüleme için şart Kötü huylu kemik tümörleri ölüme neden oluyor, saldırgan türde olanlarının yüzde 40'ı da tanı konulduğunda vücudun başka yerine sıçramış oluyor. Kemik tümörlerinin metastaz yapması demek, 5-10 milimetre çapa ulaşarak 30-40 milyar hücre içermesi anlamına geliyor. Bu nedenle erken tanı ve doğru tedavi ile zaman kaybetmemek büyük önem taşıyor.

Asıl Tedavi Cerrahi!

Kötü huylu kemik ve yumuşak doku tümörlerinin temel tedavisini cerrahi girişim oluşturuyor. Bu sebeple tümörü vücuttan uzaklaştırabilmek için gerekirse tümöre bitişik eklem, atardamar, sinir, iç organlar da çıkarılabiliyor. Gelişmiş teknolojiler ile feda edilen bu hayati dokular yeniden yapılandırılabiliyor.
Bugün kemik ve yumuşak doku kanserli hastalarda uzuvların yüzde 90 oranında korunabiliyor.
Tümörün tedavisinde, ameliyattan önce ya da sonra ilaç, ışın tedavileri kullanılabiliyor. Bunun için tümörün o silaha karşı hassas olması gerekiyor. İlaç tedavisi ile kan dolaşımında olan hücreler, ışın tedavisi ile de tümör bulunduğu yerde kontrol altına alınır ve esas tedavi olan cerrahi girişim uygulanır.
Başarılı tedaviyi sağlayan en temel ilk nokta gecikmeden tanı koymak, tedaviyi uzman bir ekibin olduğu kurumda yapmak ve tümörü vücuttan tümü ile çıkarabilecek bir teknik uygulamaktır. Tümör vücuttan uzaklaştıktan sonra kalan kemik, eklem, damar gibi doku kayıpları bugün tamir edilebilmektedir.
Tedavi süreci hem maddi hemde manevi olarak zorlu bir süreçtir. Erken teşhislerde başarı oranı yüksek, iyileşme süresi kısadır.
Zaman kaybetmeden şüpheleriniz için iletişime geçin.